25 Mayıs'ta imzalanması beklenen Valiler Kararnamesi bugün akşam saatlerinde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından imzalandığı öğrenildi.
Resmi olmayan bilgilere göre atamalar;
İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu Emniyet Genel Müdürlüğüne
İzmir Valisi Mustafa Toprak İstanbul Valiliğine
Adana Valisi Hüseyin Avni Coş Emniyet Genel Müdür Yardımcılığına
PTT Genel Müdürü Osman Tural Sakarya Valiliğine atandı.
Antalya Valisi Sebahattin Öztürk Müsteşarlığa
Artvin Valisi Kemal Cirit Müsteşar Yardımcılığına
Ardahan Valisi Seyfettin Azizoğlu Bartın Valiliğine
İzmit Kaymakamı Osman Kaymak Tunceli Valiliğine
İstanbul Vali Yardımcısı Günay Özdemir Kars Valiliğine
Edirne Valisi Merkez valiliğine
Bartın Valisi Ali Çınar Merkez Valiliğine
Müsteşar Yardımcısı Aziz Yıldırım Kocaeli Valiliğine
Eğitim Dairesi Başkanı Yakup Canpolat Hakkari Valiliğine
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Ersin Yazıcı Rize Valiliğine
GOP Kaymakam V. & İstanbul Vali Yardımcısı Ahmet Deniz Ardahan Valiliğine
Polatlı Kaymakamı Gürsoy Osman BİLGİN ...Valiliğine
İçişleri Bakan Danışmanı Abdullah Erin Siirt Valiliğine
Biga Kaymakamı Fatih Genel ...... Valiliğine
cumhurbaşkanı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
cumhurbaşkanı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
22 Mayıs 2014 Perşembe
9 Mayıs 2014 Cuma
Apo Erdoğan'ın Cumhurbaşkanlığını destekliyor.
MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri, Erdoğan'ın Köşk adaylığını bebek katili Öcalan'ın da desteklediğini iddia etti.
MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri, “AKP’nin yönlendirdiği MİT heyeti ile bebek katili Abdullah Öcalan’ın, yaptığı ifade edilen görüşmelerde, iki konuda mutabakata vardığı iddia edilmektedir. AKP’nin gönderdiği İmralı heyetinin Öcalan’ın talep ettiği ‘Bölgesel Özerklik Yönetim Yasası’ ve ‘Demokratik Sivil Toplum Yasası’ konusunda anlaşma sağladığı söylenmektedir. Cumhurbaşkanlığı seçiminde Tayyip Erdoğan’a verilecek destek karşılığında ‘Bölgesel Özerklik Yönetim Yasası’nın AKP tarafından hayata geçirileceği ifade ediliyor. Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı’nın İmralı tarafından desteklemenin karşılığı olarak ülkenin birliği ve bütünlüğü pazarlık konusu yapılmaktadır” dedi.
“ALAN’IN İÇERİDE TUTULMASI TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NİN BÜTÜNLÜĞÜNE MEYDAN OKUMAKTIR”
MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri, TBMM’de basın toplantısı düzenledi. AK Parti sözcüsü Hüseyin Çelik ve TBMM Başkanı Cemil Çiçek’in Engin Alan’ı hapishaneden çıkarılmasına yönelik teklifini kabul etmediğini belirten Yeniçeri, “Çelik, ‘Birisi ile ilgili kesinleşen bir suç varsa bu konudaki tavrımız nettir. Bu Engin Alan için de aynıdır. Başkası için de aynıdır’ diyerek gerçek niyetlerini ortaya koymuş ulunmaktadır. Hüseyin Çelik teklifi reddetmekle kalmamış Engin Alan’ın malum yargılama sonucunda hapishanede tutulmasına da onay vermiş olmaktadır.
Bu durum kendi ifadeleriyle kumpaslar, sahte ihbar mektupları, sahte deliller ve tasarlanmış ve uyarlanmış yargıyla yapılan yargılamaları da onaylamış bulunmaktadır. TBMM Başkanı’nın getirdiği çözüm uygun görülmemiş bulunabilir. Bunu karşı çıkılabilir ancak AKP’nin tutuklu milletvekili sorununu onca şaibeye ve tartışmaya karşın savunması ibretlik bir durumdur. Anlaşılan AKP, gerçek anlamda muhalif gördüklerine karşı yapılan kumpas, ayarlı yargı, uydurulmuş delil, ya da zulmü haklı görmektedir. Ne de olsa Başbakan bu davaların savcısı olduğunu söylemişti.
Erdoğan, tarif ettiği paralel yapının bu davalardaki rolüne gözlerini kapamaktadır. Bu bağlamda da ‘bize operasyon yapan savcılarla, o davadakilere aynı değil’ diyerek muhalif gördüğü unsurları karşı yapılan zulmü görmezlikten gelmektedir. Buradan açıkça ilan ediyorum. Engin Alan ve arkadaşlarının yargılandığı davalarda yarın kumpas olduğu ortaya çıkarsa bunun sahibi ve sorumluluğu AKP kurmaylarının omuzlarında kalacaktır. Bugün elinde çözme gücü olup da bu sorunu çözmeyen AKP, kumpas sonucu ortaya çıkan zulme ortaktır.
Dahası kumpasın, ayarlanmış yargı ve uyarlanmış delillerin de AKP bizzat sahibidir. Bu davanın savcısı olduğunu söyleyenler, bu davanın ortaya çıkardığı ölüm, zulüm ve işkenceden de sorumludur. AKP aslında bu konuda PKK ve İmralı ile ortak hareket etmektedir. Engin Alan’ın içeride tutulmasının bu ortaklığın sonucu olduğu anlaşılmaktadır. PKK/BDP hükümlüsü milletvekili TBMM’de icrayı sanat yaparken Engin Alan’ın içeride tutulması Türk Milletine ve Türkiye Cumhuriyeti’nin bütünlüğüne meydan okumak anlamına gelmektedir” diye konuştu.
DHA
MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri, “AKP’nin yönlendirdiği MİT heyeti ile bebek katili Abdullah Öcalan’ın, yaptığı ifade edilen görüşmelerde, iki konuda mutabakata vardığı iddia edilmektedir. AKP’nin gönderdiği İmralı heyetinin Öcalan’ın talep ettiği ‘Bölgesel Özerklik Yönetim Yasası’ ve ‘Demokratik Sivil Toplum Yasası’ konusunda anlaşma sağladığı söylenmektedir. Cumhurbaşkanlığı seçiminde Tayyip Erdoğan’a verilecek destek karşılığında ‘Bölgesel Özerklik Yönetim Yasası’nın AKP tarafından hayata geçirileceği ifade ediliyor. Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı’nın İmralı tarafından desteklemenin karşılığı olarak ülkenin birliği ve bütünlüğü pazarlık konusu yapılmaktadır” dedi.
“ALAN’IN İÇERİDE TUTULMASI TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NİN BÜTÜNLÜĞÜNE MEYDAN OKUMAKTIR”
MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri, TBMM’de basın toplantısı düzenledi. AK Parti sözcüsü Hüseyin Çelik ve TBMM Başkanı Cemil Çiçek’in Engin Alan’ı hapishaneden çıkarılmasına yönelik teklifini kabul etmediğini belirten Yeniçeri, “Çelik, ‘Birisi ile ilgili kesinleşen bir suç varsa bu konudaki tavrımız nettir. Bu Engin Alan için de aynıdır. Başkası için de aynıdır’ diyerek gerçek niyetlerini ortaya koymuş ulunmaktadır. Hüseyin Çelik teklifi reddetmekle kalmamış Engin Alan’ın malum yargılama sonucunda hapishanede tutulmasına da onay vermiş olmaktadır.
Bu durum kendi ifadeleriyle kumpaslar, sahte ihbar mektupları, sahte deliller ve tasarlanmış ve uyarlanmış yargıyla yapılan yargılamaları da onaylamış bulunmaktadır. TBMM Başkanı’nın getirdiği çözüm uygun görülmemiş bulunabilir. Bunu karşı çıkılabilir ancak AKP’nin tutuklu milletvekili sorununu onca şaibeye ve tartışmaya karşın savunması ibretlik bir durumdur. Anlaşılan AKP, gerçek anlamda muhalif gördüklerine karşı yapılan kumpas, ayarlı yargı, uydurulmuş delil, ya da zulmü haklı görmektedir. Ne de olsa Başbakan bu davaların savcısı olduğunu söylemişti.
Erdoğan, tarif ettiği paralel yapının bu davalardaki rolüne gözlerini kapamaktadır. Bu bağlamda da ‘bize operasyon yapan savcılarla, o davadakilere aynı değil’ diyerek muhalif gördüğü unsurları karşı yapılan zulmü görmezlikten gelmektedir. Buradan açıkça ilan ediyorum. Engin Alan ve arkadaşlarının yargılandığı davalarda yarın kumpas olduğu ortaya çıkarsa bunun sahibi ve sorumluluğu AKP kurmaylarının omuzlarında kalacaktır. Bugün elinde çözme gücü olup da bu sorunu çözmeyen AKP, kumpas sonucu ortaya çıkan zulme ortaktır.
Dahası kumpasın, ayarlanmış yargı ve uyarlanmış delillerin de AKP bizzat sahibidir. Bu davanın savcısı olduğunu söyleyenler, bu davanın ortaya çıkardığı ölüm, zulüm ve işkenceden de sorumludur. AKP aslında bu konuda PKK ve İmralı ile ortak hareket etmektedir. Engin Alan’ın içeride tutulmasının bu ortaklığın sonucu olduğu anlaşılmaktadır. PKK/BDP hükümlüsü milletvekili TBMM’de icrayı sanat yaparken Engin Alan’ın içeride tutulması Türk Milletine ve Türkiye Cumhuriyeti’nin bütünlüğüne meydan okumak anlamına gelmektedir” diye konuştu.
DHA
22 Nisan 2014 Salı
Sözcü'den Cumhurbaşkanı kim olsun anketi
Yaklaşan Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesi sozcu.com.tr okurları kendi adaylarını belirliyor
YSK’nın Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin kararına göre ilk oylama 10 Ağustos’ta, seçimin ikinci oylamaya kalması durumunda ise ikinci oylama 24 Ağustos’ta yapılacak.
Ancak sozcu.com.tr okurları ise adayını bu ankette önceden belirleyecek. Anketin amacı seçmeni yönlendirmek değil, seçmenin eğilimlerini ölçmektir.
CUMHURBAŞKANI OLARAK KİMİ GÖRMEK İSTERSİNİZ?
Kemal Kılıçdaroğlu (2%, 3.608 Oy)
Recep Tayyip Erdoğan (25%, 53.607 Oy)
Abdullah Gül (19%, 40.329 Oy)
Deniz Baykal (2%, 3.206 Oy)
Mansur Yavaş (2%, 4.911 Oy)
İlker Başbuğ (17%, 36.753 Oy)
Uğur Dündar (3%, 6.530 Oy)
Emine Ülker Tarhan (10%, 20.488 Oy)
Metin Feyzioğlu (6%, 12.428 Oy)
Meral Akşener (6%, 12.632 Oy)
Haşim Kılıç (1%, 2.085 Oy)
Osman Pamukoğlu (7%, 13.647 Oy)
oy vermek için ve oylamada son durumu görmek için
21 Nisan 2014 Pazartesi
Reza Zarrap Cumhurbaşkanı olsun.
Kendini aklamak için televizyon programına katılan Reza Zarrab, Sözcü gazetesi tarafından Cumhurbaşkanı adayı gösterildi.
Yolsuzluk operasyonuyla gündemden düşmeyen Reza Zarrab bir canlı yayında cari açığı kapattığını söylemesinden sonra büyük tepkilere maruz kaldı.
Türk bayrağı önündeki canlı yayına en sert tepkiyi de Sözcü gazetesi gösterdi. Sözcü bugünki manşetinde, Reza Cumhurbaşkanı olsun başlığını kullandı.
İşte sözcünün o manşeti:
Yolsuzluk operasyonuyla gündemden düşmeyen Reza Zarrab bir canlı yayında cari açığı kapattığını söylemesinden sonra büyük tepkilere maruz kaldı.
Türk bayrağı önündeki canlı yayına en sert tepkiyi de Sözcü gazetesi gösterdi. Sözcü bugünki manşetinde, Reza Cumhurbaşkanı olsun başlığını kullandı.
İşte sözcünün o manşeti:
11 Mart 2013 Pazartesi
Abdullah Gül ayrı parti mi kuruyor?
Cumhuriyet gazetesinin önde gelen yazarlarından Orhan Bursalı'nın bugünkü köşesinde yer alan iddialar çok konuşulacak. Bursalı'nın iddiasına göre Cumhurbaşkanı Abdullah Gül yeni bir parti kurma girişimi içinde. Cumhuriyet yazarının iddiasına göre parti kurma çalışmasının başındaki isim ise Başbakan Erdoğan'ın milletvekili yapmadığı Ahmet Ertürk.
İşte Orhan Bursalı'nın "Gül'den Parti Resti" başlıklı bugünkü o yazısı
AYDINLIK GAZETESİ YAZMIŞTI
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül bir parti kurma girişiminin içinde.. Aydınlık gazetesinin dün iyi bir gazetecilikle duyurduğu bu haber, hiç de yabancım değil! Bir yılı aşkın süredir yazdığım Gül-Erdoğan arasındaki büyük siyasi çekişmenin geldiği nokta, siyasi parti kurma restidir.. Eğer aralarında bir siyasi anlaşma olmazsa, sürecin bu noktaya geleceğine işaret etmiştim.
AKP içinde ve çevresinde Erdoğan'ın üzerlerini çizdiği, özellikle Gül'e yakın çok insan var. Ayrıca RTE'nin fırsat vermediği Cemaate yakın siyasetçiler de var. Erdoğan'ın, kendine en büyük ikbal kapısını açmaya çalışırken parti tüzüğünün 3 dönem şartıyla tasfiye ettiği "birlikte yola çıktığı yol arkadaşları"var.. Onlar dururken Numan Kurtulmuş, Süleyman Soylu gibi kendi parti, görüş ve arkadaşlarını "satmış" siyasetçileri AKP vitrinine çıkarması var.. Var oğlu var.
Yani AKP içinde bile büyük küskünler ordusundan bahsedebiliriz! Ben, Bülent Arınç'ı da onların arasına katarım! Arınç, görüşlerini bile özgürce dile getiremiyor. Getirdiğinde de iki adım geri atıyor. Erdoğan'ın tek adam-tek seçici, tek karar verici, tek uygulayıcı, yani en yumuşak tanımlamayla otoriter lider olarak betimlenecek siyaset anlayışının kurbanı yüzlerce kişi var.
Bu kesimde eksik olan, ciddi bir siyasi seçenek olabilecek bir şemsiye kişilik. Ama RTE'nin alternatifi hep Gül'dür. Şimdi Gül şemsiyesi altında bir siyasi gövde ortaya çıkabilir; çıkma olasılığı çok güçlüdür. Bunu bir ölçüde de RTE'nin tutumu belirleyecektir.. Hep yazdığım gibi RTE, Gül'e başbakanlık yolunu, kapısını açmazsa bu siyasi gövde, parti olarak RTE'nin karşısına çıkar.
YENİ PARTİ ÇALIŞMASINI AHMET ERTÜRK YAPIYOR İDDİASI
Hadi ben de bir isim vereyim: Yeni bir siyasi parti temaslarını sürdürenin ise Gül'ün önemli danışmanlarından, RTE'nin milletvekili yapmadığı Ahmet Ertürk'ün olduğu belirtiliyor. Ertürk, eski TMSF Başkanı!.. Şüphesiz ki bu gelişme RTE tarafından izlenmekte ve bilinmekte.. Bu nedenle ortada saklanacak durumlar çoktan aşıldı!
Peki, erken değil mi Gül'ün ortaya çıkması? Değil.. RTE, Apo ile birlikte kotardığı ve bütün milleti dışladığı başkanlık anayasası tasarısını birden öne çekince, bu eylül-ekimde referandumu gündeme getirince Gül'ün de siyasi parti restini öne çektiği görülüyor.
GÜL VE CEMAATİN ERDOĞAN'A KARŞI İTTİFAKI
Bu bağlamda, Gül ile Cemaat arasında da RTE'ye karşı doğal bir ittifak zemini de oluşuyor. Cemaat, her zaman, haddinden fazla bir güce sahip izlenimini verir. Yaşadığımız özel mahkemeler sürecinin, adaletsizliğin, sahtekârlığın ve zulmün baş aktörlerinden olan dini/ticari/siyasi bir yarı gizli örgütün, bu kez iktidara tam ortaklığının gündeme gelmesi ise çok çok ürkütücü ve düşündürücüdür. (CHP'deki bu örgüt ittifakçılarına da duyurulur!) Şimdilik bunu bir not olarak düşelim..
Gül hemen hemen bir yıldır "siyasi program" geliştirme/inşa peşindedir. Bu "programı", RTE'nin siyasetine karşı bütün söylemlerinde görülebilir. En son, Taha Akyol'la CNNTürk'teki söyleşisinde, anayasada vatandaşlık tanımı konusunda, Atatürk'ün 1924 Anayasası'na gönderme yapması, RTE'ye karşı en ciddi siyasi duruşlarından biri olarak gündeme girdi. RTE biliyorsunuz anayasadan Türk milleti tanımının silinmesi konusunda Apo ile uzlaşmaya varmıştı! Taha Akyol, öteden beri Gül'ü destekler. Özellikle Apo ile başkanlık anayasasının deşifre olmasından sonra.. (Hâlâ artçı depremlerini yaşıyoruz bu deşifrenin, bu bile RTE'nin şoku atlatamadığının göstergesidir...) Akyol, 10 yıldır ilk kez bu kadar art arda Erdoğan'ı eleştiren yazılara imza atıyor!
GÜL PARTİSİ'Nİ ÖNLEYECEK TEK ÇÖZÜM
Evet, Gül en büyük siyasi restini çekti Erdoğan'a karşı dedik.. Şimdilik "Gül Partisi" oluşumunu önleyecek tek çözüm, Erdoğan'ın geri çekilmesi gibi gözüküyor. Erdoğan'ın kişiliğini bilenler, onun 2023'e kadar kendine çizdiği ve tüm Türkiye'yi "Tayyipleştirme"yi içeren politik geleceğinden asla vazgeçmeyeceğini bilirler. Bugünkü Tayyip Erdoğan "profili" ile tatmin olacak veya bu tasarımından vazgeçerek kendisine sunulanla yetinecek bir kişilik yok ortada.. Vazgeçerse kendini inkâr bile olabilir!
Terazinin kefelerine bakıyorum, şimdilik gördüğüm, tavan yapmış özgüveni ile baş aşağı gitme olasılığı ağırlık kazanan bir RTE.. Buna kendi kendini yemek de denebilir! Kaçınılmaz bir durum ortaya çıkabilir.
Medyadaki ve AKP içindeki Tayyipçilere: Durumu göz önüne alarak yeni bir pozisyonda ön almak zamanıdır. Biliyorsunuz, erken davrandığınız ölçüde kazançlı çıkarsınız...
opsiyonelhaber
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




